MUTENA UZKINAY İLE KONUŞMA (1989)

 

 

 

MUTENA UZKINAY İLE KONUŞMA 1989

                                                                                     DR. MUSTAFA ÇETİN
(FUAT UZKINAY'A AİT FOTOĞRAFLARA BAKILIRKEN)


M.Ç.:Bu fotoğrafların tam tarihlerini bulmak mümkün mü acaba ?
M.U:Bazılarını hatırlıyorum ama taktir edersiniz ki hepsini hatırlamak mümkün değil. O zaman üzerlerine tarihler yazılmış olsaydı çok iyi olurdu tabii.
M.Ç.: Gerçekten iyi olurdu. Fotoğrafları sınıflandırmak hayli zor olacak .Bu yüzden sizin söyleyeceğiniz küçük ipuçları çok işe yarayabilir.Siz fotoğraflara bakarken fikirlerinizi söylerseniz ben notlar alırım.ses kaydı da yapılıyor zaten.
M.U:Tamam.belki faydalı olabilir.
M.Ç.:Fuat Bey sizi hiç akademiye götürdü mü ? Foto Film Merkezi hakkında hatıralarınız var mı ?
M.U:İnanın ne bizim aklımıza bir gün oraya gitmek geldi ne de babam böyle bir şey teklif etti. Bir ara kardeşim Erdoğan'ı götürmüş. O da hayli ilgisizdi bu konulara.Torunlarını da götürmüş. Onlaarın söylediği birkaç şey hatırlıyorum. Erdoğan o zamanlar ilgisizdi ama sonra mimar olunca fotoğrafa merak sardı.Yaptığı binaların resimlerini çekerdi. Ben de ona söyledim zaten "O zamanlar niye ilgilenmedin." Diye.
M.Ç.:Erdoğan Bey ile de görüşmek istiyorum. Birkaç içinde görevli olarak iki yıllığına Berlin'e görevli olarak gideceğim. Siz onu haberdar ederseniz memnun olurum.
M.U.: Tabii tabii ararım.
M.Ç.:Ondan da öğreneceğim çok şey olduğuna inanıyorum.
M.U.: Olabilir. Doğrusu genel bir ilgisizlik var ailede bu konulara karşı. Erdoğan'ın şu anki durumunu bilmiyorum.Almanya biraz gergin ve içe kapalı yapıyor insanları galiba.
M.Ç.: ailenin geçmişini de merak ediyorum. Erdoğan bey bilgili midir bu konularda ?
M.U.:Bilgisi vardır ama konuşur mu bilmem.
M.Ç.:Siz neler söyleyebilirsiniz bu konuda.
M.U.:Kafkasya göçmeniyiz biz. Dedemiz Dilaver Bey. Şerife Hanım'la evleniyor. Babam 13 yaşındayken babaannem vefat ediyor. Dedem tekrar evleniyor ve babam dedemden kopuyor.Hayatı İstanbul Erkek Lisesi merkezi ekseninde geçiyor.
M.Ç.:Biraz babanızı anlatır mısınız ?
M.U.:Dürüst,ketum ve aynı zamanda da babacan bir insandı pek işi hakkında konuşmayı sevmezdi.
M.Ç.:Ayastefanos'taki Rus Abidesi'nin Yıkılışı ve çekilen filmle ilgili her hangi bir ipucu,ima ya da dolaylı bir bilginiz var mı ?
M.U.:Söylediğim gibi pek konuşmazdı bu konularda. Ama o Rakım Çalapala sık sık ziyaret ederdi bizi.Onunla uzun uzun sinema sohbetleri ederlerdi. Çok sık buluşurlardı. Ondan öğrendiğimize göre ona filmin nasıl olduğunu,nasıl çekildiğini,olanları olduğu gibi anlatmış.
M.Ç.Filmin akibeti hakkında bir şey söylemiş mi acaba ?
M.U.:Yine Rakım Bey'den öğrendiğimiz kadarıyla bu konudan söz etmemiş..Pek çok şey olmuş olabilir. Bu konuda bizim söyleyeceklerimiz tahminden öteye geçmez.Yalnız daha sonra Rakım Çalapala ile yapılan bir konuşmada Burhan Arpad ,Şekeroğlu,Burçak Evren "Filmin çekilip çekilmediğnden emin misiniz ?" gibi sorular soruyorlar. Rakım Bey onlara "Ben filmi görmedim. Ama Fuat Bey böyle diyorsa ben buna inanırım.Bu doğrudur" şeklinde cevaplıyor.Babam gerçekten çok dürüst bir insandı ben de onun söylediklerine inanıyorum.
M.Ç.:Ben yedi sekiz yıldır Fuat bey ve filmle ilgileniyorum.Şartlar zor.Malum üniversite yılları. Harçlıklarla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Benim de araştırdığım bütün kaynaklarda Fuat bey'in dürüstlüğü vurgulanıyor. Tabii ki bir muğlaklık var.Ama inanma konusunda en ufak bir tereddüdüm yok.Fuat bey'in bu veya başka bir konuda yanlış bir şey söyleyeceğine ihtimal vermek çok zor. Öyle ki Fuat Bey bu filmi çekmemiş olsa bile pek çok konuda sinemamızın öncüsü zaten.
M.U.:Burçak Evren'in kanaati de bu yönde olmuştur."Fuat Bey bu filmin ne kadar önemli olabileceğini hissedememiş,önemini fark edememiş" şeklinde görüş beyan etmiştir. O zaman babama bir görev vermişler,görevini ifa etmiş ama onun bir gün böyle anlam kazanacağını hesap edememiş.
M.Ç.:Bu görüşe katılmak mümkün.
M.U.:Bütün bunlar bir yana benim kannatim de bu yöndedir. Ben çocukluğumdan beri bu film diye değil de,bir film çekildiğini,babamı bir yere bağladıklarını,onun film çektiğini duyardım.Hatta çocukça bir bakışla onun bir uçağa bağlanıp bu filmi çektiğini hayal etmişimdir hep. Annem ara sıra "Fuat Ayastefanos'u anlatsana" derdi.Demek ki annem bunu biliyordu.Ama biz hiç birimiz gerçek anlamda ilgilenmedik.Sadece çekildiğini babamın bunu yaptığı biliyorduk,işitiyorduk.Biz Ayastefanos'un ne olduğunu ,nerde olduğunu da bilmezdik. Bunları hep sonradan öğrendik.Ama bu konuda bir filmin çekildiğini hep biliyorduk.
M.Ç.:Bu bir yere bağlanma hadisesini de anlamak mümkün.Sonuçta bu abide bomba ile yıkılıyor. Zarar görmek söz konusu.
M.U.:Tabii tabii.Başka da bir şey olamazdı zaten. Babam bu olayı nasıl bağlandığını,nasıl çektiğini anlatırdı,duyardık ama onun bu film olduğunu bilmezdik tabii.Abide o kadar sağlammış ki bombalar hiçbir işe yaramamış,sonradan...
M.Ç.:Hamidiye Zırhlısı tarafından da bombalanmış. Uzun bir zaman almış tamamen yıkılması.
M.Ç.:Fuat Bey'in öncülüğü tartışılamaz.
M.U.:Bütün bunları bir yana bıraksak bile babamın yine de öncülüğü söz konusu.1915'ten itibaren babam bunu bir müessese olarak yapıyor zaten.Halide Edib'in Sultanahmet konuşması dahil pek çok şeyi o çekiyor. Daha pek çok öncülüğü var.
M.Ç.:Fuat Bey'den önce de filmler var. Ama Fuat Bey film çeken ilk Türk. Bunları zaten biliyoruz. Zaten karmaşa biraz da bunlardan doğuyor.
M.U.:Enver Paşa Avusturya'ya gidiyor orada ordu film merkezini görüyor.Burada da kurulmasını emrediyor.Babam görevlendiriliyor.Zaten pek çok konuda öncülüğü var.
M.Ç.:Evet evet.
M.U.:Malul Gaziler Cemiyeti adına çektiğifilmler var.Daha sonra da konulu filmler başlıyor.Binnaz,Mürebbiye vesaire. Pençe'nin oparatörü Fuat Bey. Adam "Filmi ben çektim" diyor.Tabii ortada kimse yok "Ben çektim." diyecek.
M.Ç.:Filmin akıbeti hakkında neler söylenebilir ?
M.U.:Ben Gafuri Akçakın'ın kızı Melda'ya yazdım."Bu film hakkında bir şeyler var mı ? Bir delil var mı ?" diye sordum. Melda bana babası Gafuri Akçakın'ın bu konuya dair yazılan bir kitabın kenarlarına aldığı not,düzelme ve ilaveler olduğundan söz etti.Bana bir mektup yazdı ve bu kitaptan bir fotokopi gönderdi.Mektubu da gösterebilirim size.
M.Ç.:Bu Nijat Özön'ün "Fuat Uzkınay" adlı kitabı.Bu gönderilen fotokopilerin bir örneği var mı elinizde ?
M.U.:Var ama çok silik.Göstereyim size. Orada her şeyi yazmış Gafur Bey. Filmin 150 metre olduğunu,komutanlarına birkaç kez gösterdiğini belirtmiş.Bu önemli bir vesikadır.
M.Ç.:Çok iyi olur.
M.U.:Bir şey daha söyleyeyim. 2. Dünya savaşı yıllarında Akademiyle birlikte Foto Film Merkezi de birkaç defa Ankara'ya sonra İstanbul'a taşındı. Bu bir defa daha tekrarlandı. Gafur Bey'in söylediğini göre,yani yazdıklarına göre kutular karışmış olabilirmiş.Kendisi de ilgili kutuda filmi göremediğini belirtmiş.
M.Ç.:Bunlar çok önemli.
M.U.:Babam Üsküdar'a çok hizmet etmiştir.Kapalı sinema,açık sinema,müzik faaliyetleri,daha neler neler ?
M.Ç.:Üsküdar'a bu tür katkılarını ben de okudum.
M.U:Babam her türlü kendisiyle ilgili her vesikadan örnek almış.
M.Ç.:BU vesikalardan da birer örnek alırsam çok iyi olur.Çünkü düşündüğümüz çalışma aynı zaman da Fuat Uzkınay'ın da hayatına yönelik olacak.
M.U.:Memnuniyetle. Babam 1918 yılında terhis olmuş. 3 yıl orada sözleşmeli olarak çalışmış. Daha sonra Üsküdar'da 1927'ye sinemalar işletir. O yıllarda Ordu Film merkezi'nin yeniden kurulmasına karar verilir Atatürk'ün emriyle.
M.Ç.: Fuat Bey bu vesileyle tekrar dönüyor.
M.U.:O dönemde çeşitli müracaatlar oluyor.Biri Hüseyin adında biri Erzurumlu daha önceleri babamın yanında askerlik yapmış bir asker. Daha sonra fotoğrafçılığa başlamış. Weinberg o zaman babamı değil bu Hüseyin adlı askeri tavsiye ediyor. Babam varlıklı bir insan olduğundan galiba. Diğer müracaatlar da incelenip sonunda babama bu görev verilmiş.
M.Ç.:Weinberg ile araları nasıldı ?
M.U.:Çok iyiydi. Sık sık evi arar ,Weinberg'e uğrayacağını söylerdi.Uzun yıllar sürdü bu.Sonraları Weinberg'in oğlu da İstanbul'a geldi uzun süre burada kaldı. Oğluyla da iyi ilişkileri vardı. Biliyorsunuz Weinberg 1914'lerde babamın müdürüydü. Araları hep iyi olmuştur.
M.Ç.:Yeniden kuruluşla ilgili olarak neler hatırlıyorsunuz ?
M.U.:Babam ve Gafur Akçakın yeniden,sıfırdan tesis ettiler.
M.Ç.:Beyoğlu'ndaki Hava Sokağı'na Fuat Bey'in adı verilecekti. Kesinleşti değil mi ?
M.U.:Evet,evet. Babamın emekliliğinde çok zorluk çıktı. Demokrat Parti'nin ilk yıllarıydı.O dönem babam çok uğraştı. Sonra geçici bir kanun çıktı ve babam ve birkaç kişi daha yirmi beş yılda emekli oldular. O yıllarda 30 yılda emekli olunuyordu.
M.Ç.:Mutena hanım yardımlarınız için teşekkür ederim. Çok faydalı oldu. İnşallah sonunda iyi bir çalışma ortaya çıkar.
M.U.:Ben teşekkür ederim.

 

 

 

 

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    507808 Ziyaretçi