GAFURİ AKÇAKIN'IN OĞLU METİN AKÇAKIN İLE GÖRÜŞME- ANKARA 1989.

 


*METİN AKÇAKIN İLE GÖRÜŞME


(*FOTOĞRAFLAR METİN AKÇAKIN TARAFINDAN ANKARA'DA TAB EDİLDİ.)


(*Dört saatten fazla süren konuşmanın özetlenmiş hali.)
M.Ç.:İlk fimimiz hakkında bildikleriniz neler ? Babanızdan duyduğunuz ipuçları var mı ?
M.A.:Babam 1977 yılında vefat etti.Ne Fuat eniştem ne de babam bence böyle bir filmin ilk Türk filmi olabileceği hakkında bir fikre sahip değillerdi. Onlar bu konuyu en baştan bilselerdi daha fazla bilgi bırakmaya çalışırlardı.
M.Ç.:Babanız bu sahaya nasıl girdi ?
M.A.:Babam sanat okulu bitirmiş.Kursları takip ederek makine üzerine ihtisas yapmış.Sonra muhtemelen Fuat Enişte'nin yardımıyla Foto Film Merkezi'ne girmiş.Gösterme ve çekim makinalarının bakımıyla ilgilenmiş. 1939'da Foto Film Merkezi Harp Akademisi'nin bünyesindedir. 2. Dünya Savaşı başlayınca Harp Akademisi Ankara'ya taşındı. Ben hayal meyal hatırlarım. Biz bütün aile Ankara'ya taşındık. Sonra Tekrar İstanbul'a Yıldız'a dönüldü. Ben de lise yıllarındaydım artık. Sık sık Yıldız'a giderdim. Bize orada lojman verdiler. Ben de meslek olarak bu gidiş gelişlerin etkisiyle fotoğrafçı oldum. Sonra Foto Film Merkezi Ankara, Mamak'taki yerine taşındı. Biz de tabii. Babam emekli oldu. O yıllarda Nüzhet Eraslan müdürlüğünü sürdürüyordu. Sonraları Ankara'da Gülhane'nin civarında bir yerlere yerleşti. Çok gelişmiş bir bina.
M.Ç.:Film hakkında bildikleriniz neler ?
M.A.: Nijat Bey'in kitabını babam okumuş ve oraya bu filmi seyrettiğini,komutanlarına gösterdiğini,Filmi Fuat Bey'in çektiğini,daha sonraları Ankara'ya taşınma sırasında filmin kaybolduğunu belirtmiştir.Babam bunu da birkaç defa söyledi ama ilk Türk filmi olarak değil,bir film olarak bahsetmişti.
M.Ç.:Fuat Bey ile ilgili neler hatırlıyorsunuz ?
M.A.:Çok muhterem bir insandı.Herkesle ilgilenir,çocuklara özel ilgi gösterirdi.Şakacıydı.Hiç övünmeyi sevmezdi.Yanında yetişen insanlara da çok önem verirdi.Onun yetiştirdiği insanlar çok zengin oldular. Fuat Eniştem sinemalar işletti. Onunla başlayanlar çok farklı yerlere geldiler. Fuat Eniştem zor zamanlar da yaşadı.
M.Ç.:Mutena Hanım "Hala evimiz yok" diyor.
M.A.:Ketum bir insandı.Kendisinden,meselelerinden söz etmezdi.Çok konuşkan değildi.Konuşkan biri olsaydı belki çok daha fazla bilgi bırakırdı.
M.Ç.:Fuat Bey'in işiyle ilgili hatırladıklarınız var mı ?
M.A.: Bugünkü makinalarda kolaylıkla zum yapılabiliyor. 1940'lı yıllarda Fuat Eniştem ray üzerinde makinayı hareket ettirerek zum yapıyordu. Bu tekniği İstiklal Harbi'ni anlatan filmlerde de kullanıldı. Buna benzeyen pek çok şey geliştirdiğini biliyorum. Görüntün parlak olması için özel işlemler yapardı. Koksin dediğimiz maddeyle boyanırdı.
M.Ç.:Son olarak film ile ilgili neler söyleyebilirsiniz ?
M.A.:Babamı uzun uzun anlattım size. Sık sık "Bu film çekildi mi çekilmedi mi ?" diye şeyler okuyoruz, görüyoruz.Güvenilir bir insandı. Babamın notları benim için hakikatin ta kendisidir. Bu film çekilmiştir. Ankara'ya taşınma esnasında 1939'da kayboldu bu film. Babamın notlarında böyle yazılı bu.Belki de bu filmin kaybolmasından dolayı çok üzüldüler ve işi büyütmek istemediler. Babam olsun, Fuat Enişte olsun, Foto Film Merkezi'nin o zamanki müdürü İsfendiyar Bey böyle düşünmüş olabilirler.
M.Ç.:Metin Bey, verdiğiniz değerli bilgiler,fotoğrafların tabı ve babanızın notlarının olduğu fotokopiler için teşekkür ederim. Bunlar çok önemli.
M.A.:Ben de teşekkür ederim Mustafa Bey.

  • E-Bülten

  • Sözlük

  • Müzik Yayını

    556874 Ziyaretçi